-
Halka kapalı şirketler de vitrine çıkarılıyor
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Turan Erol, yeni dönemde halka kapalı şirketler için de yabancı yatırım hedeflediklerini söyledi.
Turan Erol, seçim sonrası döneme ilişkin çalışmaları konusunda açıklamalarda bulundu.
SPK olarak özel sermaye yatırımları konusunda çalışmalar yürüttüklerini bildiren Erol, bu şekilde yerli ve yabancı yatırımcılar için daha sağlıklı bir yatırım ortamı hedeflediklerini belirtti.
Geçmiş dönemlerde daha çok halka açık şirketlere yatırım yapıldığına dikkati çeken Erol, önümüzdeki dönemde, halka kapalı şirketlere yönelik yabancı yatırımlarda artış beklediklerini ifade etti. Erol, şöyle devam etti:
"Artık halka açık şirketlerle beraber, halka kapalı şirketlerimiz için de yabancı yatırım hedefliyoruz. Bu konuyu takip ediyoruz. Bu tür yatırımları önemsiyoruz. Türkiye için çok önemli, çok yüksek miktarda yatırım oluşturuyor. Önemli bazı konular var, bu konular üzerinde çalışıyoruz. Emniyet sübabı dediğimiz bu konuların en önemlilerinden biri şu; özel sermaye şirketlerinin yatırım yaptığı şirketleri aşırı borçlandırdığı yönünde bazı eleştiriler var. Bu konuya dikkat çekeceğiz. Şirketlerimizin aşırı borçlandırılmaması için bilgilendirme yapacağız."
Özel sermaye şirketlerinin uzun vadede istihdamı olumlu yönde etkilediklerini de vurgulayan SPK Başkanı, ancak son dönemde özel sermaye şirketi sayısındaki artışa karşın, operasyona uygun şirket sayısında azalma görüldüğünü, bunun da maliyetleri arttırdığını ifade etti.
Erol, bu nedenle özel sermaye şirketlerinin yatırım yaptıkları şirketlerde daha agresif işletme politikaları izlemeye başladıklarını söyledi.
Bu durumun kısa vadede istihdam üzerinde olumsuz etkileri olabileceğine işaret eden Erol, bunu engellemek için gerekli önlemleri alacaklarını, uzun vadede ise özel sermaye şirketlerinin hem şirketler kesiminin rekabet gücünü artıracağını hem de istihdam üzerinde olumlu etkileri olacağını anlattı.
İstihdam konusunda da istihdamı azaltıcı değil, artırıcı önlemler düşünülmesi gerektiğini belirten Erol, "En azından yabancı devralımı olursa, yabancı payı arttığı zaman istihdamı azaltmayacak (özelleştirmede olduğu gibi) koşullar konabilir" dedi.
Erol, ABnin doyum noktasına ulaşması nedeniyle, bu tür yatırım fonlarının Türkiyeye yönelmesini beklediklerini ifade etti.
Çin örneği
Özel sermaye yatırımlarının vergiye dikkat ederek geldiğine işaret eden Erol, vergileri, aşırı borçlanmayı önleyici ve istihdamı artırıcı yönde bir teşvik olarak kullanacaklarını, Çinin bunu çok iyi şekilde yaptığını söyledi.
Çinin, sermaye piyasasının gelişiminde özel sermaye şirketlerinin büyük roller oynayabileceğini düşündüğünü, bir yandan kendisi halka açılan özel sermaye şirketlerinde büyük paylar alırken, diğer yandan Çin piyasasında özel sermaye şirketlerinin faaliyetlerini destekleyici önlemler aldığını kaydeden Erol, 2006 yılında Çine 7,3 milyar dolar, bu yıl ise ise 2,44 milyar dolar düzeyinde özel sermaye şirketi yatırımı gerçekleştirildiğini belirtti.
Özel sermaye şirketlerinin, rekabet gücünün artmasında, sermaye piyasasının gelişmesinde ve istihdam üzerinde olumlu gelişmeler sağladığını ifade eden Erol, Çinin bu nedenle, özel sermaye şirketlerini teşvik edici önlemler aldığını söyledi.
Özel sermaye şirketlerinin orta vadede operasyonlarını gelişmekte olan ekonomilere kaydırma ve kendileri için çeşitli avantajlar sunan ülkelere yönelme olasılığı bulunduğunu dile getiren Erol, "Bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde özel sermaye şirketlerinin Türkiyeye çekilebilmesi söz konusu olur. Bu durum, Türkiyede şirketlerin rekabet gücünü arttırıp, sermaye piyasasının gelişimine katkı sağlarken, istihdam üzerinde de çok olumlu etkilerde bulunabilir" diye konuştu.
Ürüne dayalı vadeli işlemler özendirilmeli
Bu arada İzmirde kurulu bulunan vadeli işlemler borsasının önemli gelişmeler kaydettiğini belirten SPK Başkanı, vadeli işlemler borsasının ileriye dönük işlemler yaptığını, ancak burada daha çok finansal ürünlerin alınıp satıldığını anlattı. Başkan Erol, şöyle konuştu:
"Vadeli işlemler borsası, finansal ürünlere dayalı işlemler yapıyor. Yeni dönemde üzerinde durmamız gereken bir konu; ürüne dayalı vadeli işlemleri özendirmek.
Pamuk, üzüm gibi ürünlerin işlem gördüğü bu borsada, bu ürünlerin yanı sıra Karadeniz Bölgesinde yetişen fındık, tütün, çay gibi, ekonomide bütün bölgelerimizin özellikle ön planda olduğu ürünlerin işlemi yapılabilir hale gelmeli. Fındık başta olmak üzere, çeşitli tarımsal ürünlerin vadeli işlemler borsasında işlem yapılabilir hale getirilmesi gerekiyor. Yeni dönemde bunların üzerinde duracağız."
Kaynak: Ab Vizyon
Yetkileriniz
- Konu Acma Yetkiniz Yok
- Cevap Yazma Yetkiniz Yok
- Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
- Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Forum Kuralları